Cumartesi Anneleri 1101. Haftasında Adalet Arayışını Sürdürüyor

Cumartesi Anneleri, 1101. haftasında Galatasaray Meydanı’nda toplanarak 1994 yılında Diyarbakır’da kaybolduktan sonra cansız bedeni bulunan Mehmet Şerif Avşar’ın akıbetine dikkat çekti. Barikatların önünde gerçekleştirilen basın açıklamasında, cinayetle ilgili karanlık yapıların gün yüzüne çıkarılmaması eleştirildi.

Kayıp yakınları, 32 yıl önce yaşanan olayın unutulmaması gerektiğini vurgulayarak yetkililere sert sorular yöneltti. Açıklamada, Avşar’ın gözaltına alındığı gün ve sonrasında yaşananların sorgulanması gerektiği belirtildi: “Mehmet Şerif Avşar’ı gözaltına alanlar kimlerden emir aldı? JİTEM yapılanması neden hala açığa çıkarılmadı?” ifadeleri kullanıldı.

Setenay Yarıcı’nın okuduğu açıklamada, 28 yaşındaki iki çocuk babası Mehmet Şerif Avşar’ın Diyarbakır’ın Yenişehir semtinde ailesinin iş yerinde çalıştığı hatırlatıldı. 22 Nisan 1994 tarihinde, sivil giyimli altı kişi tarafından “ifadesi var” denilerek götürülen Avşar’ın durumu aileye iletildi. Ağabeyleri, bu kişilerin resmi kimlik göstermesini talep ettiğinde, gelen kişi JİTEM’de görevli uzman çavuş Gültekin Sütçü olarak kendini tanıttı ve askeri kimlik göstererek “Bir şey olmayacak, ifadesini alıp bırakacağız” dedi. Ancak aile bunun üzerine ikna olmadı ve tehditler başladı. Mehmet Şerif, “Tamam, kardeşlerime dokunmayın, ben geliyorum” diyerek gitmek zorunda kaldı.

Tanıkların gözleri önünde, JİTEM ekibi tarafından götürülen Avşar’ın, daha sonra Diyarbakır’daki JİTEM merkezi olarak bilinen Saraykapı Jandarma Komutanlığı’na götürüldüğü belirtildi. Aile, hemen Alay Komutanlığı’na başvurarak Şerif’i sordu, ancak hiçbir bilgi alamadı. İki hafta sonra Avşar’ın cansız bedeni, Lice yolunda metruk bir binada ağır işkence izleriyle bulundu.

Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararına göre, Avşar jandarma komutanlığına kayıtlı bir araçla gözaltına alındı, sorgulandı ve öldürüldü. Ancak yargılama süreci, bu durumu bir örgütlü suç ve sistematik bir politika yerine bireysel bir cinayet olarak değerlendirdi. Sonuç olarak, gerçek sorumluların önemli bir kısmı yargı önüne çıkarılmadı.

Yıllar süren yargılamalar sonucunda, bazı failler ceza alsa da, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, yürütülen adli sürecin resmi makamların rolünü yeterince ortaya koyamadığına dikkat çekti ve Türkiye’yi etkin bir soruşturma yürütmemekle mahkum etti.

Aradan geçen 32 yıla rağmen, Cumartesi Anneleri hala aynı soruları soruyor: Mehmet Şerif Avşar’ın yaşam hakkı neden korunmadı? Onu gözaltına alanlar kimlerden emir aldı? JİTEM yapılanması neden gün yüzüne çıkarılmadı? 1101. haftamızda bir kez daha adalet talep ediyoruz.

Author: Onur Koç